Blaundus Antik Kenti

Uşak’ta kazısı devam eden tek antik kent olan Blaundus Antik Kenti her geçen gün popülerliği artmaktadır. En dikkat çeken kent kalıntısı ise kentin Kamu Binası yapısından geriye kalanlardır. Blaundos antik kenti hakkında merak ettiğiniz tüm bilgilere bu yazıdan ulaşabilirsiniz.

Blaundus Antik Kenti Nerede

Uşak’ın Ulubey ilçesi sınırları içinde bulunan Sülümenli Mahallesi’ndedir. Uşak merkezden 35 kilometre güneybatısındadır.

Blaundus Antik Kenti Nasıl Gidilir

İlk olarak Uşak’ın Ulubey ilçesine gitmeniz gerekiyor. Buradan taksi ile antik kente gidebilirsiniz. Ama kendi aracınızla gidiyorsanız ulaşımda her hangi bir sıkıntı çekmezsiniz.

Yukarıdaki haritada 3 noktayı işaretledim. Kendi aracınızla Uşak merkezden gelecekseniz yol tarifi aşağıdaki gibidir.

  1. Uşak Ulubey yolunu takip ederek Ulubey’e geldiğinizde şehir merkezine girmeden
  2. Eşme- Ulubey Yolunu takip ediniz. Eşme Ulubey yolunu takip ederken Güney Ulubey yolu tabelasını gördüğünüzde sola devam edin.
  3. Toprak yoldan sola devam ederek antik kentin giriş kapısına kadar gidin. Burada Giriş kapısına kadar kalıntılar var. Bu kalıntıların hangileri olduğunu yazının devamında bahsedeceğim.

Google maps konumu için buraya tıklayabilirsiniz.

Blaundus Antik Şehri Giriş Ücreti

Kentte ziyaret etmek için her hangi bir ücret ödemenize gerek yok. Ama ilerleyen zamanlarda kazı ve restorasyonlar çalışmaları tamamlandıktan sonra giriş ücreti olabilir.

Blaundus Antik Kenti Hakkında Bilgi

İnternette küçük bir araştırma yaptığımda kenti, Büyük İskender’in Anadolu seferi sırasında gelen askerler tarafından kurulduğunu öğreniyorum. Kentin bir vadi etrafında çevrili olarak kurulduğunu ve kente, kentin tek giriş kapısından girildiğini anlaşılıyor.

Kente Büyük İskender’den sonra sırasıyla Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu hüküm sürmüştür. Büyük İskender’in ölümünden sonra kenti Antigonos hükmetmiştir. (Antigonos : Antigonos Hanedanı’nın ilk hükümdarı. Yunan devletleriyle dostluk kazanmıştır.) Antionos’tan sonra ise Lyimachos kente egemen olmuştur. M.Ö 281’de Salihli yakınlarında yapılan Kurupedion savaşında M.Ö 188 yılında imzalanan Apamela barışına kadar kente Seleukos Krallığı hükmetmiştir. Bu barıştan sonra kent Bergama Krallığına dahil olur. M.Ö 133’te kent Roma İmparatorluğuna geçmiştir ve Roma’nın Asya eyaletlerinden biri olmuştur. Kentin önemi Roma İmparatorluğunda artmıştır hatta en parlak dönemi M.S 1. yüzyıldadır. Günümüze ulaşan yapıların bir çoğu bu dönemde ve M.S 60 yılında gerçekleşen deprem sonrasında yapılmıştır. Kentte ele geçen yazıtlarda deprem sonrası gerçekleşen bağışlardan bahsedilir.

Uşak’ta bulunan başka bir antik kent olan ve dönemin önemli piskoposluk merkezlerinden biri olan Sebasete Antik Kenti’ne başlanmıştır.

Kenti ilk olarak Francis Vyvyan Jago Arundell 1834 yılında ziyaret etmiş ve aşağıdaki çizimi yapmış.

Arundell’den 2 yıl sonra gelen gezgin Hamilton’ın kenti ziyaret etmiş ve bulduğu tablette kentin adının Blaundeon Makedonon (Makedonyalı Blaundus) ibaresinin geçmesiyle kentin adının Blaundos olduğu anlaşılmıştır.

Son olarak 1894 yılında ziyaret eden K. Buresch kenti ziyaret etmiş ve kentteki kalıntıların bölgeye yakın bir köyde inşaatlarda kullanıldığını not etmiştir.

Blaundus ne demek

Kenti adının Luvi kökenli olduğu düşünülüyor ve anlamının Asmalı, Asması Bol anlamına geldiği söylenir. Grekçe kökenli bir kelimeden de gelmiş olabileceği ve anlamının Tepe olduğu da farklı bir görüştür.

Blaundus Antik Kenti Kazıları

Kentte ilk kazı çalışması 1995 yılında Uşak Müzesi tarafından kentin merkezinde bulunan tapınakta yapılmış. Bu kazı çalışması 2 hafta sürmüştür. Devamında 1999,2000 ve 2002 yıllarında kent ve çevresinde yüzey araştırması yapılmıştır.

2018 yılında itibaren ise kazılar Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafında yürütülüyor. 12 ay kazı yapılarak daha çok yapını gün yüzüne çıkmasını umut ediyorum.

Blaundus Antik Kenti Gece

Kentin gece fotoğrafları da çok güzel görünüyor. Ben kendim gece deneyimleyemedim ama zamanınız varsa mutlaka gece ziyaret ediniz.

Blaundus Antik Kenti Yapıları

Antik kentten günümüze ulaşmış bir çok yapı bulunuyor. Bu başlıkta bu yapıların neler olduğundan ve yapıların fotoğraflarıyla birlikte o yapı hakkında kısaca bilgi vereceğim. Aşağıdaki görselden kentin yapılarının konumunu inceleyebilirsiniz. Kentin kazı başkanı Dr. Birol Can’dır.

Anıtsal Giriş Kapısı / Propylon

Kentin tek giriş kapısıdır. Kazı başkanın bir konuşmasını dinlediğimde kentin tek giriş kapısı olmasından dolayı kazı ve restorasyon çalışmaları açısından zorluk oluşturduğunu öğrendim. Bu nedenle kente antik bir vinç inşa etmeyi planlıyormış.

Hamam

Giriş kapısından sonra sol tarafta bulunan hamam yapısının kazısı geçtiğimiz senelerde yapılmış. Bu yapının içinde bulunan yazıt dikkat çekiyor. Taşıyıcı elemanların üzerinde duran yazıtlar şehrin başka bölümlerinden taşınmıştır.

Tam karşısında hamamla bağlantılı olduğu düşünülen bir yapı da var.

Stadyum

Hamam yapısının hemen yanında bulanan stadyumdan geriye çok fazla kalıntı kalmamıştır. Stadyumun boyutu 37 x 140 metre ölçülerindedir. Yamaçta yapıldığı için oturma sıraları tek yöndedir.

Güney Tapınağı / Demeter-Ceres Tapınağı

Milattan sonra 1. yüzyılda yapılmıştır. Demeter tapınağı olarak bilinir. Demeter’e Roma’da Ceres dendiği için Ceres tapınağı olarak ta adlandırabiliriz. Tapınağın çoğu kalıntısı günümüze ulaşmış durumda. Restorasyonunun yapılacağı zamanı bekliyor.

Ana Cadde / Sütunlu Cadde

Şehrin merkezinde yer alan ana cadde. Caddenin kalıntıları günümüze kadar ulaşmıştır. Sütunlar yeniden ayağa kaldırılmayı bekliyor.

Antik Oyun

Kentin ana caddesinde antik bir oyun bizi karşılıyor. Antik dönemin daması diyebiliriz 😀

Kamu Binası / Bazilika

Kentin en dikkat çeken yapısı burasıdır. İngiltere’de bulunan Stonehenge yapısına benzeten bir kesim de var.

Tiyatro

Sadece bir kaç oturma sırası günümüze ulaşan tiyatro kentin yamaç kısmında, kentin surları dışındadır.

Sur Duvarları

Kentin her taraflarından su kalıntıları büyük taş şekilleriyle dikkat çekiyor. MS 396 yılından sonra Arcadius’un (Doğu Roma İmparatoru) düzenlediği kanunla dışarıdan gelebilecek tehditlere karşı yapılmıştır. Bazı bölümleri günümüze ulaşmıştır. En belirgin olduğu fotoğrafı aşağıdadır.

Su Kemeri

Kente ilk girdiğimiz zaman sağ tarafta bulunan su kemeri kalıntısıdır. Kentin su ihtiyacını karşılamak için yaklaşık 8 km kuzeyde bulunan kaynaktan su kemerleri içerisinden günümüze ulaşan tek kemerdir. Toplam 14 kemer olduğu düşünülüyor.

Kuzey Tapınak

Yerleşim alanının en yüksek olduğu alanda bulunan tapınağın 2 metre yükseklikte bir podyumu vardır.

Heroon / Anıtsal Mezarı

MS 1. yüzyılda kentin önemli kişilerinden biri için yapıldığı düşünülen anıt mezar kalıntısı.

Kaya Mezarları

Kaya mezarlar gruplar halinde yapılmıştır. Anıtsal mezarın arka tarafında kalan yamaçlarda bulunur. Bazı mezarların içinde çok güzel freskler var. Benim zamanın olmadığı için göremedim ama sizin zamanınız varsa görmenizi tavsiye ederim.

Kentte bulunan tüm yapılardan bahsetmeye çalıştım. Uşak ve yakınlarındaysanız mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Ek olarak Ulubey Kanyonu ve Cılandıras Küprüsü’de buraya yakın konumda. Bu iki yer hakkında hazırladığım içeriklere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar 1 2 3

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir